Varsaklar

Varsaklar için “Karsak” sözünü kullananlar da vardır.”Bugünkü Varsaklar kendileri için genellikle Farsak” şeklini kullanıyorlar.
Ortaçağ Türk tarihinde geçen el (il), boy, oymak ve şahıs adlarının pek çoğu gibi, Varsak kelimesinin menşei ve mânası üzerinde de günümüze kadar detaylı bir araştırma yapılmamıştır.
Elde ettiğimiz verilere göre, Varsak kelimesi belli başlı şu anlamlara gelmektedir:

1- Bir Türk boyu, kabilesine verilen isim,
2- Eski harp âletlerinden bir çeşit yatağan, kısa kılıç.
3- Taşçıların taş kırdıkları büyük çekiş.

Osmanlı devrinde Varsak kelimesi. Türk boyuna verilen addan başka kesici bir silaha da ad olarak verilmektedir; yani bir çeşit enli yatağana “varsak” denilmektedir.4 Aks ul-ireb müellifi Ahmed Efendi bunun bersak’tan muharref olduğunu söylüyor.5 Bundan dolayı söylemek istediğimiz bir husus vardır. Bilindiği gibi eski Osmanlı harp silahlarından bir nevi topuza da “bozdoğan” denilmektedir.6 Aynı adda (yani Bozdoğan adında) Varsaklar ile çağdaş olan, hatta bazı kayıtlarda kendileri Varsak olarak vasıflanan büyük bir boy vardır.7 işte bu boylar, bu silahların mı adlarını almışlardır, yoksa olay aksine mi olmuştur, yahut bunlar farklı farklı menşe’lerden mi gelmektedir, bu hususlarda kesin bir şey söylemek mümkün değildir.


Katip Çelebi, Silifke’nin kuzey ve batısında Varsak Dağı’nın bulunduğunu söylemektedir.8 Acaba burada Varsak sıfat mıdır, yahut doğrudan doğruya dağın adı mıdır? Şayet buradaki Varsak, dağın adı ise, o zaman bu aşiretin adının dağdan gelmiş olması düşünülebilir. Sümer’in naklettiğine göre, Neşri’nin “Kefere-i Varsak" sözü de Varsak’ın başlangıçta dağlık bir yerin adı olması ihtimalini akla getirmektedir. Ancak Fuad Köprülü, bunun tam tersini savunarak Varsak ismi vaktiyle bunların oturduğu Tarsus’un batısındaki taşlık havaliye isim olduğunu belirtir.
Sonuç olarak bu konuda şunu söyleyebiliriz ki, Varsak ismi Tarsus ve Silifke’nin kuzeyindeki ağaçlı, dağlık bölgede yaşayan Türk halkına verilmektedir bu kelimenin onların yaşadıkları yerin coğrafi durumu ile yakın ilişkisi vardır.
Varsak kelimesinin menşei ve anlamından bahsettikten sonra. “Güney Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türkleri’nin söyledikleri koşma” olarak bilinen “VARSAĞI” kelimesinden de biraz bahsedelim.


VARSAKLAR’IN MENŞEİ
Varsak kelimesinin anlamını ve nereden geldiğini belirttikten sonra şimdi de Varsaklar’ın kimliği ve menşeilerinin ne olduğunu açıklamaya çalışacağız. Varsak kelimesinin nereden geldiğini araştırmak, bu zümrenin kavmi menşeinin bilinmesi meselesi ile ilgili değildir. Çünkü bu husus gayet açık olup bir iki farklı görüşün dışında, çoğu tarihçiler Varsaklar’ın Türkmenler’in Uçok koluna mensup oldukları hakkında ittifak içerisindedirler.
Bedreddin el-Aynî, varsah olarak zikrettiği Varsaklar’ı Türkmen olarak vasıflandırmaktadır. Makrizi de Kitabu’s Suluk’de Varsaklar’ın Türk olduğundan bahseder.
Çukurova tarihi ve buradaki Türkmen aşiretleri üzerinde kıymetli araştırmaları bulunan Faruk Sümer, bu konuda şunları söyler: “Varsaklar Anadolu’daki diğer bölge ve yörelerde yaşayan göçebe ve yerleşik Türk halkı gibi, Türkmendirler. Aşık-Paşa-Zâde ve diğer Osmanlı tarihlerindeki bahisten ve tahrir defterlerinin tetkikinden, onların ekseriyetle Oğuz veya diğer adları ile Türkmenler’in Üçok koluna mensup olduklarını söylemek mümkündür. XIV. yüzyılın ikinci yarısının ortalarında yazılmış olan bir Memlûk inşâ kitabındaki Türkmen boylarına alt listede Varsaklar Tarsus Türkmenleri olarak vasıflandırılıyor.”
Dr. Firaylie ve Ravlıg, “asıl dolaşım sahaları olan Antalya ve Adana vilayetlerindeki Türkmen aşiretlerini halkın “tarsak” adıyla andıklarını” belirtirler.
Ayrıca Cevdet Türkay, Aydın-Saruhan sancakları. Ermanâk kazası (İçel sancağı). Adana ve Maraş sancaklarından, bulunan farsak (varsak) cemaatleri ile Kırşehri, Bozok ve Kars-ı Zülkadriye kazasında bulunan Varsak cemaatlerinin konargöçer, Türkmen yörükâni taifesinden olduğunu belirtmektedir.
Yine birçok yazar Varsaklar’ın Ramazanoğullarını oluşturan Üçok kabilesine mensup, yedi Türkmen ailesinden birisi olduğunu eserlerinde zikreder.
Görülüyor ki bütün bu verilerin ortak sonucu olarak Varsaklar’ın Türkmen olduğu görüşünde birleşilmektedir.

Antalya Varsak ( Varsaklar )
XIII. yüzyılın ilk yarısından itibaren, Üçoklar'ın ekseriyetini oluşturan Türkmen zümrelerinden bir bölümü, XIV ve XV. yüzyıllarda ise, Üçoklar'a tâbi bazı boy ve oymaklar, zaman zaman bulundukları yerlerden Teke-eli'ne gelip yerleşmişlerdir. Menteşe, Saruhan ve Karamanoğuları'nın zayıflamaları veya dağılmaları üzerine bazı Türkmen (yörük) aşiretleri de bunlara katılmışlardır.
Ş.Tekindağ'ın Bayezid II devrine ait tapu tahrir defterine dayanarak verdiği bilgilere göre, bazı cemaatlerle beraber Varsak yörükleri cemaati de XV. asırda Karaman'danAntalya'ya gelmişlerdir. Fatih'in, Karamanoğulları Beyliği'nin siyasi hakimiyetine son vermesiyle, bunlara tabi olan bazı cemaatlerde bir başı boşluk ve panik havası yaşanmıştır. Gerçi Fatih'in ölümünden sonra Karamanoğlu Kasım Bey, başta Varsaklar olmak üzere Ramazanoğulları'nı oluşturan diğer Üçoklu Türkmenler'i başına toplayarak, Bayezid II'ye karşı Cem tarafını da tutarak Osmanlı'ya başkaldırmış ise de bunda başarılı olamamıştır. Bundan sonra Karamanoğulları'nın bir daha kendilerini toplamaları mümkün olmamıştır.
O dönemde Karaman'da bulunan bazı Varsak beyleri, başındaki cemaatle beraber Antalya tarafına göç etmişlerdir. Antalya'ya göç eden Varsaklar'ın hepsi toplu olarak bir arada kalamamıştır. Antalya'nın merkezine olduğu gibi başta Korkuteli olmak üzere diğer Türkmen cemaatlerle beraber bazı ilçelere dağılmışlardır. Çeşitli yerlere dağılan bu aşiret mensuplarının çoğu, şu anda bu kimliklerini kaybetmiş durumdadırlar. Öte yandan 1973 yılına kadar köy olup daha sonra kasaba haline getirilen, şehre 10 km uzaklıkta bir "Varsak" beldesi vardır. Belde halkına göre Antalya bölgesinde bulunan Varsaklar'ın büyük çoğunluğu şehrin kuzeyine düşen bu beldede toplanmıştır.

9 Aralık 1973'de kasaba olan bu yerleşim biriminin yaklaşık nüfusu s 50.000 civarında olup, hakim olan görüşe göre, bu nüfusun en az 8 bininin Varsak aşiretine mensup olduğu, büyük çoğunluğun ise dışarıdan gelip yerleşen insanlar tarafından oluştuğu bildirilmektedir.

Kasaba sakinleri Varsaklar'ın bu bölgeye ne zaman geldikleri hakkında bilgi verememektedirler.

Diğer bazı bölgelerde görülen ve buradaki insanlarda da eskiden olduğu gibi hala yaylacılık devam etmektedir. Yazları olmak üzere senenin üç ayını yaylada geçirmeyi yeğlerler. Yaylak olarak kasabaya doksan km. uzaklıktaki Korkuteli ilçesinin Sülekler köyü ile Daşkesik arasındaki araziyi kullanmaktadırlar. Bu insanların o iki köy arasında üç bin dönümden daha fazla arazileri olup bu mıntıkaya yazlık evler yapmışlardır. Korkuteli sınırları içerisindeki bu bölge "Varsak Yaylası" olarak meşhur olmuştur. Bunlara göre yaylaya göçmenin asıl amacı, hava değişimi ve Antalya'nın sıcağından kurtulmaksa da ek olarak bir kısım insanların hayvanlarını daha iyi otlatmaları, bir kısmının da başta tahıl olmak üzere, patates vb. sebzeler yetiştirme yoluna gitmeleridir.